haber

Afşar Timuçin: Dili iyi kullanamayan şiir yazamaz

Şairin Şiir Evreni etkinliklerinde, şairler, okurlarıyla buluşmaya devam ediyor. Nilüfer Belediyesi Kütüphane Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinliklerin bu ayki konuğu Afşar Timuçin oldu. Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen etkinliğe Nilüfer Belediyesi Meclis üyesi Aysel Okumuş’un yanı sıra çok sayıda şiir tutkunu katıldı. Osman Bozkurt’un moderatörlüğünü üstlendiği etkinlikte Timuçin, katılımcıları kendi şiir evreninde yolculuğa çıkardı. Yoğun ilgi gören etkinlikte Timuçin, “Aşk Güzeldir” adlı şiirini de seslendirdi.

Şiirin söz sanatları arasında özel bir yeri olduğunu belirten Afşar Timuçin, “Şiirin anlatım yöntemi diğerlerinden farklıdır. Romanda ve öyküde günlük dil kullanılır ancak şiirde kullanılmaz. Tüm sanatlar gibi şiir sanatı da duygu ve düşünce bütünü üzerine kurulmuştur. Roman ve öyküde de böyledir ancak aradaki fark şiirin çok özel bir anlatım yöntemi olmasıdır. Bu yüzden gündelik dille şiir yazanların şiirleri ilgi görmez” dedi.

“Şiir kendini özel bir dil ile sunar”

Şiirde sözcüklere özel bir anlam katıldığını ifade eden Timuçin, “Özel bileşimler yapıyoruz. Bunu da simge diye adlandırıyoruz. Gündelik anlamların dışında anlamlar yüklüyoruz ve bir araya getirdiğimizde çok özel bir anlatım biçimi oluşur. Bu yüzden duygu ve düşünce aşılayıcısı olarak her şiir bize çok özel bir dil ile kendini sunar. O dili kullanamıyorsak şiir yazamıyoruz, o dili anlayamıyorsak şiiri anlayamıyoruz ve sevemiyoruz” şeklinde konuştu.

Sanatın doğrudan yararı olmadığını ifade eden Timuçin, “Bütün sanat yapıtlarının yararı dolaylıdır. Bir insanın gelişimine katkıda bulunur. Örneği Dostoyevski’nin bir eserini okurken, ondan doğrudan yarar elde etmiyorum. Ancak benim ufkuma yeni renkler ve hoş bakışlar getiriyor. Böylece dolaylı yönden yararlanmış oluyorum” ifadelerini kullandı.  

“Esin önemlidir ama işlemek de çok önemlidir”

Yaratmanın esinle başladığını söyleyen Timuçin, “Esin dediğimiz şey hem bilinçaltı hem de bilinçüstü ögeleri de kullanarak kendini belli süreçlerde var eden temel fikirdir. Birden bire doğar ve dıştan gelmiş gibi algılarız. Yaratma mücadelesi de bundan sonra başlar. Şiir kendini yazdırmaya başladığında ilk adım atılmış olur. Ortaya çıkan tablo her zaman sizi sevindirmeyebilir. Ondan sonra da işçilik başlar. Bazen şiirin birinci biçimiyle sonuncu bicimi arasında hiçbir benzerlik olmaz. Bazen de tekrar tekrar yazarsınız en sonunda onu çöpe atarsınız. Kendini yazdırmayan şiir, şiir değildir. Şiiri biz yazmıyoruz aslında. O an yazarken düşünemiyorsunuz. Esin önemlidir ama işlemek de çok önemlidir” dedi.

“Fransız şiirinden etkilendim ama taklit etmedim”

Uzun yıllar Fransız filolojisi ve felsefe öğrencisi olduğunu söyleyen Timuçin, “Bu yüzden Fransız şiirine daha yakın oldum. Benim için Fransız Edebiyatı, çok ışık tutucu bir edebiyat oldu. Tüm dünya şiirine çok yenilikler getirdi. Şiirde taklit çok kötü bir şeydir. Fransız şiirinden etkilendim ama onları taklit etmedim” ifadelerini kullandı.

Okurdan sürpriz

Etkinlikte ünlü şair bir de sürprizle karşılaştı. Katılımcılar arasında yer alan bir okur,  Afşar Timuçin’in ‘Denizin Beklediği’ adlı şiirini bestelediğini belirterek seslendirmek istediğini söyledi.  Gitarıyla sahneye çıkan katılımcı, bestesini Timuçin ve konuklar için seslendirdi.

Etkinliğin sonunda Timuçin, Nilüfer Belediyesi tarafından katılımcılara dağıtılan “Aşk Güzeldir” adlı kitabını imzaladı. Nilüfer Belediyesi Meclis üyesi Aysel Okumuş, Timuçin’e teşekkür ederek özel tasarım portresini hediye etti.